Mobil
Teknoloji

Okyanuslarda Sıcaklık Rekoru: Türkiye Kıyıları İçin Risk Alarmı

28 Ağustos 2026
Daha iyi bir deneyim için tam sürümü deneyebilirsiniz.

Dünya okyanuslarında kaydedilen sıcaklıklar, insanlık tarihinin en yüksek seviyesine ulaştı. Küresel ısınma ve El Niño'nun etkisiyle deniz yüzeyi sıcaklıklarının rekor seviyeye çıkması, Türkiye'deki denizler ve kıyı kentleri açısından da önemli riskleri gündeme getirdi. Uzmanlar, İstanbul, İzmir, Mersin ve Antalya gibi kıyı bölgelerinde taşkın ve ekolojik sorunların artabileceğine dikkat çekiyor.

Okyanuslarda Yeni Sıcaklık Rekoru

AB Copernicus İklim Değişikliği Servisi verilerine göre, kutup bölgeleri dışındaki küresel deniz yüzeyi ortalama sıcaklığı 21,1 dereceye yükseldi. Bu değerle daha önce kaydedilen sıcaklık rekoru geride bırakıldı.

Şamandıralar, gemiler ve uydu sistemlerinden elde edilen ölçümler, deniz yüzeyinin yaklaşık 10 metre altındaki sıcaklık değerleri dikkate alınarak hesaplandı. Rekorun, El Niño'nun etkilerinin en üst seviyeye ulaşmadığı bir dönemde görülmesi bilim dünyasındaki endişeleri artırdı.

Okyanuslar Fazla Isıyı Depoluyor

ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Barış Salihoğlu, okyanusların atmosferdeki fazla ısının büyük bölümünü emerek iklim sistemi açısından önemli bir denge unsuru oluşturduğunu belirtti.

Ancak okyanuslarda depolanan enerjinin artmasının denizlerin fiziksel ve biyolojik yapısını değiştirdiğine dikkat çekildi. Yüzey sularındaki ısınmayla birlikte tabakalaşmanın güçlendiği, yüzey ile derin sulardaki karışımın zorlaştığı ifade edildi.

Bu durumun oksijen ve besin maddelerinin deniz içerisindeki dolaşımını olumsuz etkileyebileceği belirtiliyor. Deniz ısı dalgalarının daha uzun ve şiddetli hale gelmesi de ekosistemler üzerindeki baskıyı artırıyor.

El Niño Dünya Genelinde Hava Düzenini Değiştiriyor

El Niño'nun küresel atmosfer sistemlerinde önemli değişimlere yol açtığını belirten uzmanlar, bu etkinin dünyanın farklı bölgelerinde farklı sonuçlar doğurabildiğini vurguluyor.

Tropikal Pasifik'te rüzgar sistemlerinin değişmesiyle sıcak suların dağılımı farklılaşıyor. Bu durum, atmosferdeki basınç sistemlerini ve yağış düzenlerini etkileyerek binlerce kilometre uzaktaki hava olaylarına kadar yansıyabiliyor.

Bazı bölgelerde sel ve aşırı yağış riski yükselirken, başka bölgelerde kuraklık tehdidi artabiliyor. El Niño'nun kasırga ve tropikal siklonların oluşumunu da bölgesel olarak farklı biçimlerde etkilediği ifade ediliyor.

Türkiye Denizleri Isınan Akdeniz'den Etkileniyor

Türkiye'nin Pasifik'teki El Niño olaylarından doğrudan etkilenme düzeyinin tropikal bölgeler kadar yüksek olmadığı belirtiliyor. Buna karşılık, Türkiye'nin çevresindeki denizlerin Akdeniz havzasındaki genel sıcaklık artışından doğrudan etkilendiği vurgulanıyor.

Isınan denizlerin atmosfere daha fazla nem ve enerji sağlaması, uygun hava koşullarında aşırı yağış ve sel olaylarını besleyebiliyor. Özellikle sıcak deniz yüzeyi ile alçak basınç sistemlerinin bir araya gelmesi, kıyı bölgelerindeki riskleri artırabiliyor.

Deniz Canlıları İçin Kritik Tehdit

Deniz suyu sıcaklığındaki birkaç derecelik artış, deniz canlılarının yaşamını ciddi biçimde etkileyebiliyor. Sıcaklık yükseldikçe canlıların metabolik faaliyetleri ve oksijen ihtiyaçları artarken, sıcak suyun daha az oksijen tutması ekosistem üzerinde baskı oluşturuyor.

Isınmanın etkileri arasında yerli türlerin yaşam alanlarının değişmesi ve sıcak sulardan gelen istilacı türlerin yayılması bulunuyor. Özellikle Doğu Akdeniz'de tropikal kökenli türlerin daha geniş alanlara yayılması dikkat çekiyor.

Uzun süreli deniz ısı dalgalarının deniz çayırları, planktonlar ve diğer canlı türleri üzerinde ciddi kayıplara yol açabileceği belirtiliyor. Okyanusların karbondioksiti emmesiyle ortaya çıkan asitlenme de ısınma ve oksijen kaybıyla birleşerek ekosistem üzerindeki baskıyı artırıyor.

Balıkçılık Ve Gıda Güvenliği De Risk Altında

Denizlerdeki sıcaklık değişiminin yalnızca çevresel bir sorun olmadığına dikkat çekiliyor. Balık türlerinin göç yolları ve yaşam alanlarının değişmesi, geleneksel balıkçılık sahalarının verimini etkileyebiliyor.

Bu durumun uzun vadede balıkçılık sektörü ve gıda güvenliği açısından ekonomik sonuçlar doğurabileceği ifade ediliyor.

İstanbul, İzmir, Mersin Ve Antalya İçin Taşkın Riski

Deniz seviyesindeki yükselişin kıyı kentleri açısından en önemli tehditlerden biri olduğu belirtiliyor. Deniz suyunun ısınarak genleşmesi ve karasal buzulların erimesi, küresel deniz seviyesindeki yükselişte etkili oluyor.

Kıyılarda yoğun nüfusun, limanların ve turizm tesislerinin bulunduğu İstanbul, İzmir, Mersin ve Antalya gibi kentlerde taşkın riskinin artabileceğine dikkat çekiliyor.

Deniz seviyesindeki yükselmenin, fırtına kabarmaları ve yüksek dalgalarla birleştiğinde etkisinin daha da büyüyebileceği belirtiliyor. Kıyı deltaları ile yer altı tatlı su kaynaklarının tuzlanma tehlikesiyle karşı karşıya kalabileceği ifade ediliyor.

Türkiye Denizlerinde Uzun Vadeli Isınma Eğilimi

Uzmanlara göre Türkiye denizleri açısından yalnızca anlık sıcaklık rekorlarına odaklanmak yeterli değil. Asıl önemli olanın uzun yıllara yayılan sıcaklık artışı eğilimi olduğu vurgulanıyor.

Türkiye çevresindeki denizlerde son yıllarda yüksek sıcaklıkların kaydedildiğine dikkat çekilirken, gelecek dönemde denizlerin ne hızla ısınacağı ve hangi bölgelerin bu değişime karşı daha hassas olduğu büyük önem taşıyor.

Kıyı kentlerinin, balıkçılık sektörünün ve deniz ekosistemlerinin iklim değişikliğinin etkilerine karşı uyum sağlaması gerektiği belirtiliyor.