Bilim dünyasında son dönemde yayımlanan araştırmalar, karın bölgesinde biriken visseral yağın yalnızca estetik bir sorun olmadığını, aynı zamanda ciddi sağlık riskleriyle bağlantılı olabileceğini ortaya koyuyor. Nature Metabolism’de yer alan derleme çalışmalara göre, iç organların çevresinde depolanan bu yağ türü vücutta kronik inflamasyonu artırarak bazı hastalıkların gelişimine zemin hazırlayabiliyor.
Uzmanlara göre visseral yağ, metabolik olarak aktif bir doku gibi davranarak sürekli kimyasal sinyaller üretiyor. Bu durum insülin direncini artırabilir, hormon dengesini etkileyebilir ve bağışıklık sisteminin normal işleyişini zorlayabilir. Özellikle uzun süreli iltihaplanma sürecinin DNA hasarı riskini yükselttiği ve hücresel değişimleri tetikleyebileceği ifade ediliyor.
Araştırmalarda, fazla karın yağlanmasının kolon, pankreas, karaciğer, meme (özellikle menopoz sonrası), rahim ve böbrek gibi bazı kanser türleriyle ilişkilendirilebildiği belirtiliyor. Bilim insanları bunun doğrudan “tek neden” olmadığını ancak önemli bir risk faktörü olduğunu vurguluyor.
Uzmanlar çözümün mümkün olduğunu da belirtiyor. Düzenli fiziksel aktivite, dengeli beslenme, lif ve protein ağırlıklı diyet, kaliteli uyku ve stres yönetimi visseral yağın azaltılmasında etkili yöntemler arasında gösteriliyor.
Sonuç olarak araştırmalar, bel çevresindeki yağlanmanın sadece dış görünüşle ilgili değil, genel sağlık üzerinde de belirleyici bir gösterge olabileceğine dikkat çekiyor.